İçeriğe geç

Yelmek ne demek tarih ?

Yelmek Ne Demek? Tarih Yazısına Dönüşen Bir Sohbet

Hayatımda en çok kullandığım cümlelerden biri: “Ya, yelmek ne demek?” Tabii ki, kendime sormuyorum bunu; genelde benden 5 yaş küçük kuzenim ya da her zaman “yeni kelimeler öğreniyorum” diye gezinen arkadaşım soruyor. Bunu sorduğu an, kafamda aniden felsefi bir boşluk oluşuyor. Yelmek ne demek? sorusu, bir anda bu kadar önemli hale geliyor. O kadar önemli ki, içinde bulunduğum bu garip, saçma ama bir o kadar da komik dünya, o an hepimiz için sadece “yelmek” oluyor.

Şimdi, bu yazıda size yelmek kelimesinin ne demek olduğuna dair kısa ama etkili bir bilgi vereceğim (evet, biraz da mizahi bir şekilde), ama dikkat! Yelmek aslında sadece kelime anlamıyla değil, hayatla olan ilişkisinin de sorgulanması gereken bir şey. Yani, kendinizi bir anda “yelmek” kavramının içinde bulduğunuzda, “bu dünya bana ne yapıyor?” diye düşünebilirsiniz.

Yelmek Ne Demek, Tarih?

Yelmek, biraz da “karizmatik bir kelime” gibi duruyor, değil mi? Neyse, hemen bakalım:

Kelime olarak “yelmek” Türkçede, “yemek” fiilinden türetilmiştir ve halk arasında genelde “çok yemek” ya da “fazla yemek” anlamında kullanılır. Bunun en güzel örneğini, kuzenimle geçen hafta gittiğimiz büfede bulduk. Kendisi, küçük bir çocuğun aç gözlülüğüne sahip olan 25 yaşında bir insan, ve karşısında kocaman bir dürüm var. O dürümü yemeye başlar başlamaz gözleri fal taşı gibi açıldı.

Beni hatırlatıyor, değil mi? Hani o insanlar var ya, sırf acıktıkları için yemek yeme şekli “yelmek” gibi oluyor. Yavaşça, bir o kadar da sabırsızca, “yemek” ile “yelmek” arasındaki farkları keşfetmeye çalışırken, tüm dikkatimiz yemeğin üzerine kayıyor.

> Kuzenim: “Abi bu dürüm ne kadar büyük ya!”

> Ben: “Hadi gel, yelmek de ne demek, buna bakalım önce.”

> Kuzenim: “Yelmek ne ya, yoksa bu bildiğimiz yemek değil mi?”

> Ben: “Yok kardeşim, bu ‘yelmek’ olur.”

> Kuzenim: “Yani, bu çok yemek mi?”

> Ben: “Evet, mesela sen şu an tam bir ‘yelme’ örneğisin.”

Yelmek, işte bu kadar doğal bir şey! Her an karşınıza çıkabilecek, yemek masasında ya da bir arkadaş ortamında kendini gösteren bir kelime. Bir anda “ben yeliyorum” diye farkına varabiliyorsunuz, tabii o anın “yemek yeme biçimi” hızla değişebiliyor. Çünkü yelmek, “doymak” değil, daha fazla almak istemekle alakalı.

Yelmek, Gündelik Hayatta Karşımıza Çıkarsa?

Bir kafede oturuyorum, arkadaşım masaya geldi ve elinde devasa bir burger var. Dedi ki:

Arkadaşım: “Yaaa, şimdi demin bir karikatür gibi görünmüştüm, şimdi direkt ciddiyim. Yelmek ne demek, biraz da bunu konuşalım.”

Ben: “Hıh, bunu sana daha önce anlatmamış mıydım? Ama önce şunu bir ısır ya, yoksa kesin bir yelme olacaksın.”

Arkadaşım: “Aman, sakin ol, senin o cümleyi ağzından duymak bana yeter.”

Ben: “Bak, hem sen ‘yelmek’ fiilini bilmiyorsun hem de bunları yapıyorsun, yavaş yavaş yelme dönüşüyorsun…”

Arkadaşım: “Cidden mi? Dur dur, yavaş ol.”

Burada aslında durmamız lazım. Yelmek kelimesi, yediğimiz yemeği hızla bitirme durumu kadar, başkalarına “bunu artık fazla yeliyorsun” gibi sosyal uyarılar yapma anlamında da kullanılıyor. Bazen, birinin yelme yoluna girdiği anı görüp müdahale etmek isteyebilirsiniz.

Yelmek Mi, Yavaş Yavaş Yemek Mi?

Şimdi, biraz daha derine inelim. Bir şeyi yelmek, gerçekten sadece “fazla yemek” mi? Ya da bazen bunu yapmamızda başka bir anlam mı gizli?

Mesela, bir akşam yemeğinde misafiriniz varsa, biraz da misafirlik ediyorsunuz ve masaya oturduğunuzda aniden ne kadar çok yemek yiyeceğinize dair bir hesap yapıyorsunuz. Yelmek, bu noktada devreye giriyor. “Yemek yiyelim, ama yelme yapmayalım” tarzı bir konuşma yapabiliriz. Sonuçta, iyi bir sofra bir başkasıyla paylaşıldığında değer kazanır, yelmek ise bir noktada “şişmanlık” ve “gereksizlik” anlamına gelebilir.

Burada bir de şöyle bir diyalog var:

Ben: “Ya, biz bu akşamki sohbette ne yapacağız, yemek sonrası tatlıyı da yelmek mi?”

Arkadaşım: “Açıkçası tatlıyı yelmemek için hiçbir sebep görmüyorum.”

Ben: “Evet, tatlıyı yelmek… Ah, çok anlamlı bir kelime, biraz da işin içine şirinlik katsak…”

Arkadaşım: “Ağır ol! Şu an yelme anı, sana tatlıdan fazlasını vereceğim!”

Ben: “Biraz sakinleş, hem yelmek ile mutfak drama arasında fark var.”

Bazen yemekler de dramatize ediliyor, özellikle tatlılar. Eğer yelmek aşamasına geldiysek, tatlının artmasıyla birlikte olay boyut değiştirebilir. Bu durumda “yelmek ne demek” sorusuna yeniden dönersek, artık iş sadece fazla yemek yemek değil, “her an tatlının peşinde olmak” gibi de yorumlanabilir.

Yelmek: Sosyal Bir Taktik Mi?

Bir de “yelmek” olayını sosyal hayatımıza entegre edelim. Bir arkadaşınız var ve o, sürekli sohbette bulunmak, sürekli mizah yapmak ve sözde her şeyi “yemek” isteyen biri. Yani, “yelmek” sadece yemekle ilgili bir mesele değil, aslında bir tür yaşam tarzı. Sosyal açıdan sürekli dikkat çekmek, her konuda fikir yürütmek, bir nevi “yalancılık” yapmak da bir çeşit yelmek olabilir. Hem yelmek hem de dikkat çekmek sosyal etkileşimde önemli bir yere sahiptir.

Örnek bir diyalog:

Ben: “Ya sen sürekli yeliyorsun, o kadar yavaş değil mi her şey?”

Arkadaşım: “Ya ama ben zaten sosyal hayatta böyleyim, ne yapayım?”

Ben: “Evet, yemeklerle de aynı, senin hızınla bir gün yelmekten kırılacağız.”

Arkadaşım: “Bu arada, ben bir kelimeyi yelmekle bozarım.”

İşte bu, yelmek ile yemek arasındaki ince sınır! Hem sosyal, hem yemekle ilgili tam bir karışım.

Yelmek Ne Demek? Tarihin Sorgulayan Sorusu

Sonuçta yelmek, sadece yemek yemekle ilgili değil, hayata dair çoğu şeyi de sorgulamamızı sağlıyor. Yelmek kelimesi gündelik hayatta bu kadar yer edinmişken, bir de her hareketin bir anlamı varsa ve bazen yemekle bile fazlaca ilgileniyorsak, aslında çok şey öğreniyoruz. Ya da… belki de sadece her şeyi fazla ciddiye alıyoruz.

Sonuç olarak yelmek, çok yemek yemek, fazla ilgi çekmek, her konuda var olmak… Kısacası, tam anlamıyla “yemek” kadar derin bir kelime.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!